CIA dedikleri Özmenler AKP ile ortak çıktı

İktidarın Özmenler ile daha önce seçimlerde dirsek temasına geçtiği bilinmesi bir yana Kılıçdaroğlu’nun bu açıklamasına ‘CIA ile işbirliği yapan şirkete Atatürk Havalimanı’nı peşkeş çekecek’ yorumları yapılmıştı.

Cumhuriyet yazarı Orhan Bursalı Özmen ailesinin şirketi SNC ile önceki seçimler öncesi yapılan ve Kotil’in TUSAŞ’ın başına gelmesi ile bozulan anlaşmaları gözler önüne serdi.

Bursalı yazısının ilerleyen bölümlerinde ise ilişkilerin bunlarla da kalmadığını başka ilişkilerin de olduğuna dikkat çekerek “Başka işbirliği girişimleri de var Özmen ile… Yani yandaşlara ve Bayraktarlara göre, devlet /Saray, AKP iktidarları “CIA şirketi” Özmenlerle öteden beri işbirliği içinde!” diye yazdı.

Bursalı dün de Kılıçdaroğlu, “Atatürk Havalimanı için uzay merkezi yapacağız, uzay ve havacılık alanında ABD’nin öncü şirketlerinden SNC’nin sahipleri Fatih ve Eren Özmen burada çalışacaklar” sözlerinin TEKNOFEST ile manşetlere yerleşen Bayraktar ailesinden gelen tepkilere yer vermişti. Kılıçdaroğlu’nun açıklamasının Bayraktarları ayağa kaldırdığını belirten Bursalı, uzay ve havacılık konularını tek ailenin tekelinde olmadığını savunarak TAİ ‘yı Roketsan’ı örnek göstermişti. Bursalı İHA ve SİHA gibi araçları üreten çok sayıda şirketin bulunduğunu vurgulamıştı.

Orhan Bursalı’nın Özmenlerle ortak uçak üretimi anlaşmasını kim bozdu? yazısının tamamı:

Eren ve Fatih Özmen kusura bakmasın, şiddetle alındıklarının farkındayım bu tabirden, ama bu utancı iktidarın elemanlarına havale ediyorum.

Dün Özmenlerin Ankara’da ODTÜ ve Hacettepe Teknokent’lerde 11 yıldır ESEN mühendislik şirketlerinin olduğunu yazmıştım. Sitelerinde devletle bir işbirliği vs. gözükmüyor.

Ama 2015’te seçimlere giderken AKP iktidarıyla Fatih Özmen ve şirketi arasında bir anlaşma yapılıyor. Özmen TR-Jet diye bir ortaklık şirketi kuruyor. Özmenler o sırada iflas etmiş Alman Dornier uçaklarını satın alıyor. Bu orta menzilli bir uçak. British Airways’a ait bir uçağın İstanbul’a örnek olarak getirildiğini ve incelendiğini görüyoruz. (https://www.dailymotion.com/video/x4wbqla)

2015’te Ahmet Davutoğlu bu uçağın anonsunu yapıyor. Videoda, örnek uçak dolaşılıyor, tanıtılıyor ve o sırada Ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan şöyle söylüyor: Sağ olsun Türkiye’ye güvendi geldi Fatih Bey (Özmen) ve yatırım yapmak istiyor, işadamıyla çok iyi bir mesafe alacağız 2023 yılında milli uçağımızı hizmete alacağız.

ÜRETİMDE TEİ, TUSAŞ, ASELSAN VB.

Aynı yıl haberlere bakalım: “Bölgesel 60-70 kişilik yolcu uçağı projesinde Savunma Sanayi İcra Komitesi (SSİK) tarafından ana yüklenici olarak STM Savunma Teknolojileri Mühendislik görevlendirildi. Uçağın geliştirilmesi için STM ile ABD’li Sierra Nevada Corporation (SNC) arasında da mutabakat anlaşması yapıldı.” (www.ntv.com.tr/turkiye/yerli-ucagin-maliyeti-1-5-milyar-dolar,ou3ddzwcdUOLpii5SFeu2w)

STM’nin o zamanki Genel Müdürü Davut Yılmaz diyor ki Reuters ajansına: 32 ve 70 kişilik yerli uçaklar için yaklaşık 1.5 milyar dolar yatırım yapılacak, 32 kişilik uçak için ilk test uçuşu 2017’de, seri üretimi için 10 adet 2019’da, 48 uçağın 2022’de üretilecek. Sonra: “Uçağın tüm fikri mülkiyeti ABD şirketi SNC ve Türkiye’ye ait olacak, herhangi bir ihracat kısıtlaması yok. Uçağın üretimi için Türkiye’de bir şirket kurulacak.” (TR-Jet olarak kuruyor SNC).

Burada başka bilgi de var: “Yerli yolcu uçağı projesi kapsamında 32 kişilik uçağın alt sistemlerinin üretimi savunma sanayi şirketlerinden STM önderliğinde, TAI, Aselsan, TEI, Havelsan, THY Teknik, Alp Havacılık, Kale Havacılık, TCI, TSI ve diğer şirketler tarafından yapılacak. 32 kişilik jet motorlu TRJ-328’in hızı 750 kilometre, menzili 3720 kilometre olacak ve uçak 1400 metrelik kısa pistlerden kalkabilecek. Uçağın turboprop modeli ise 620 kilometre hıza ve 1850 kilometre menzile sahip olacak. Uçaklar ambulans, deniz karakol uçağı, askeri nakliye, istihbarat uçağı olarak da görev alabilecek. Fikiri mülkiyet hakları satın alındı”…

Görüldüğü gibi tüm plan ve program yapılmış. Her ne kadar üretim tarihlerinde farklı görüşler olsa bile.

TEMEL KOTİL İLE İLİŞKİ VAR MI?

Hemen yanında, 1 yıl sonra TUSAŞ (Türk Havacılık ve Uzay Sanayi) Genel Müdürlüğü’ne atanacak olan o zamanki THY Müdürü Temel Kotil var.

Fakat ne olduğunu tam anlamadan anlaşma Fatih Özmen’in kucağında kalıyor. Anlaşma bozuluyor.

Medyaya yansıyan ise komik bir gerekçe: AKP hükümeti uçağın yüzde 70’inin yerli olmasını istemiş güya… Fatih Özmen de bunun ilk üretim aşamalarında olanaksız olduğunu ama zamanla yüzde 50 yerliliğin yakalanacağını söylemiş. Togg arabasının bile (Araba yahu!) yüzde 50 yerlilikle üretildiğini anımsarsak o zaman üretilecek uçak için böyle olmayacak yerlilik oranı dayatılmasının sadece bahane olduğunu görürüz.

Gerçekte ne olduğunu bilmiyoruz. Bir iddia var ama burada seslendirmeyeceğim şimdilik.

Acaba Kotil’in TUSAŞ’ın başına getirilmesiyle anlaşmanın bozulması arasında bir irtibat var mı?

Başka işbirliği girişimleri de var Özmen ile… Yani yandaşlara ve Bayraktarlara göre, devlet /Saray, AKP iktidarları “CIA şirketi” Özmenlerle öteden beri işbirliği içinde!

Kılıçdaroğlu, Atatürk Havalimanı ile ilgili projesini, Fatih Özmen ve şirketi SNC’yi açıklayınca birden “vay CIA ile işbirliği yapan şirkete Atatürk Havalimanı’nı peşkeş çekeceksin ha, burada yerli ve milli Teknofest, Bayraktar dururken…” saldırılarının arka planını deşmeyi sürdüreceğiz

Bursalı’nın dünkü ‘Casuslar’ Ankara’da ODTÜ ve Hacettepe’de faaliyette(!) başlıklı yazısı:

Kılıçdaroğlu, “Atatürk Havalimanı için uzay merkezi yapacağız, uzay ve havacılık alanında ABD’nin öncü şirketlerinden SNC’nin sahipleri Fatih ve Eren Özmen burada çalışacaklar, araştırmalarını sürdürecekler” deyince, yılda bir kez Atatürk Havalimanı’na Teknofest düzenleyen, başarılı işler yapan Bayraktar’ın sahipleri ayağa kalktı, vay Türkiye’ye değil Amerikalılara güveniyorsunuz benzeri açıklamalarla ortalığı velveleye verdi. Sanki Türkiye dahil dünyada onbinlerce şirketin çalıştığı uzay ve havacılık konusu kendi tekellerindeymiş gibi. Türkiye’de TAİ var, dahası Roketsan vb. var… Ayrıca İHA ve SİHA benzeri insansız hava aracı üreten çok sayıda şirketlerimiz var!

Onların sesini bastırıyorlar, ne de olsa Saray’a endeksliler. Öyle ki sonbaharda yaptıkları Teknofest’i Saray’ın seçim propagandası çerçevesinde birden Nisan ayına aldılar.

Atatürk Havalimanı için resmen “burası bizim” demedikleri kaldı.

Havaalanının darmadağın edilmesine, basket sahaları ile doldurulmasına, pistlerinin yok edilmesine (kendi uçakları için birini korudular) zerre sesleri çıkmayan Bayraktar’ın sahiplerinin ülke ve gelecek bu projeye de destek vereceklerine, saldırıya geçmelerine şaşırdım…

Arkasından Sarayın gazeteleri, trolleri, AKP/FETÖ kumpasında içeri atılan daha sonra AKP’ye sığınan yazarı ve diğerleri bu şirketin CİA’ya çalıştığı gibi bir zırvalığı göklere çıkardı. SNC, CİA şirketi oldu! İktidar ve adamlarına yakışan rezillik batağı!

ODTÜ ve Hacettepe’deler

Söyleyeyim, bu “CİA bağlantılı” şirket, 11 yıldır ODTÜ ve Hacettepe teknokentlerde, yüksek teknoloji ürünleri üretiyor!

Özmenler, ülke ile hep ilişkili oldu. Özmenler henüz Türkiye’de AKP ile birlikte 2015’te uçak üretimi için anlaşma yapmadan önce, 2012’de Havacılık ve Havacılık Komponenti İmalatı için ESEN’i kurdular, bakın:

“ESEN, havacılık, uzay ve savunma sanayisinde hızlı ve yenilikçi çözümler oluşturan mühendislik firması. ABD merkezli Sierra Nevada Corporation’ın ortaklığında 2012’de kuruldu. ODTU Teknokent yerleşkesinde 2500 m2 alana yayılmış ofis ve laboratuvarlarında ticarî ve ARGE faaliyetlerini sürdürmekte, yer ve hava platformu yazılımları, gimbal ve kamera sistemi, yerel geliştirilmiş Geniş Alan Gözetleme Sistemi (WAAS) özellikle görüntüleme sistemleri alanında yeni küçük uydu platformlarının ve uydu alt sistemlerinin tasarımı… Anahtar teslim çözümler olarak Havadan, Karadan ve Denizden Elektronik Savaş/Sinyal İstihbaratı (EW/ SIGINT) kabiliyetlerini sunar… vb”

201 yüksek nitelikli çalışanı var Ankara’da! Fatih Özmen hatta şirketi ziyarete geldi!

2015’te AKP seçim yatırımı olarak uçaklar üreteceğiz diye Özmenlerin şirketiyle bir ön anlaşma yaptı. Alman Dornier uçaklarının üretimi gündemdeydi. Yerli oranı yüzde 70 olacak diye tutturunca AKP, iş yattı. Özmenler çok ciddiydi, Türkiye’de bu amaçla bir şirket bile kurdular… Arka planda iktidar içinde neler oldu da vazgeçtiler bilmiyoruz, ama öğreniriz.

Dünyada 35 bölgede işleri var

Özmenlerin ABD’deki şirketi özellikle de havacılıkta yüksek teknoloji üreten, NASA ile işbirliği yapan, hızla yükselen ödüller alan bir şirket.

Aktarıyorum: “Özmen, Sierra Nevada Corporation’da 1981’de mühendislik stajyeri olarak başladı; çok sayıda sistemin geliştirilmesine yardımcı oldu, önemli programlar yönetti. 1994’te de şirketi satın aldılar. Ayrıca şirkete 19 stratejik şirket daha aldılar, 3.000’den fazla personelden oluşan bir iş gücü ile 19 ABD eyaleti, İngiltere, Almanya ve Türkiye dahil 34 bölgede faaliyet sürdürüyor. Fatih Özmen, 2018’de ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence başkanlığında kurulan Ulusal Uzay Konseyi Kullanıcılar Danışma Grubu’nun bir üyesi oldu.”

Yılın havacılık girişimcisi, yaşayan havacılık efsanesi, en etkili 10 Türk Amerikalı vb gibi ödülleri var.

Şirket, uzay sistemleri, ticari yörünge taşımacılığı, mikro uydular, enerji, tele-tıp ve nanoteknoloji gibi pek çok alanda da çalışıyor.

Ülkeye yüksek teknoloji üretimleri gelince, ülkede büyük bir sinerji yaratır. Bayraktar’lar da bundan yararlanır.

Ülkeyi Saray siyasetinin dar ve dışlayıcı kalıpları içine hapsetmek, başarılı bir şirketin akıllı bir işi asla olamaz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir