Lekeler çıkmadan önce başlıyor! Su çiçeğinde bu detaya dikkat

Img

Özellikle aşısız çocuklarda hızla yayılan su çiçeği; ateş, halsizlik ve kaşıntılı döküntülerle kendini gösterir. Hastalık çocukların çoğunda hafif seyretse de bebekler, yetişkinler ve bağışıklık sistemi zayıf kişiler için ciddi riskler taşıyabilir.

Su çiçeği, hapşırma ve öksürmeyle havaya saçılan damlacıkların solunması ya da ciltteki kabarcıklara dokunulmasıyla kolayca bulaşır. Üstelik virüs, vücutta henüz hiçbir döküntü yokken, yani lekeler çıkmadan 1-2 gün önce bulaşmaya başlar ve tüm yaralar kabuk bağlayıp kuruyana kadar bu bulaştırıcılık riski devam eder.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Hastalık genellikle hafif ateş, halsizlik, baş ağrısı ve iştahsızlıkla başlar. Hemen ardından vücutta beliren kırmızı lekeler, hızla içi sıvı dolu ve yoğun kaşıntılı kabarcıklara dönüşür. Vücutta hem yeni çıkan taze kabarcıkların hem de kurumuş kabukların aynı anda bir arada görülmesi ise su çiçeğinin en belirgin özelliğidir.

Su çiçeği tedavisinde asıl amaç, şikayetleri hafifletmek ve olası riskleri önlemektir. Bu süreçte bol sıvı tüketmek, dinlenmek ve ateşi kontrol altında tutmak büyük önem taşır. Kaşıntıyı azaltmak için ise doktorun önerdiği yöntemleri uygulamalısınız. Döküntüleri kaşımak ciltte enfeksiyonlara yol açabileceğinden, çocukların tırnaklarını kısa tutmalı ve cilt temizliğine dikkat etmelisiniz. Risk grubundaki hastalar için ise doktor kontrolünde antiviral tedaviler uygulanabilir.

Günümüzde su çiçeğinin büyük bir salgına dönüşmesi beklenmez, çünkü rutin çocukluk aşıları sayesinde hastalık artık çok daha nadir görülür. Ancak aşılama oranlarının düştüğü bölgelerde; okul ve kreş gibi toplu alanlarda vaka sayılarında ani artışlar yaşanabilir.

Su çiçeğinden korunmanın en etkili yolu aşılanmaktır. Aşı, hem hastalığa yakalanma riskini hem de hastalığın ağır geçirilme olasılığını önemli ölçüde azaltır. Bunun yanında, hasta kişilerle yakın temastan kaçınmak, hijyen kurallarına dikkat etmek ve bulaştırıcılık süresi boyunca evde kalıp izole olmak da virüsün yayılmasını önlemede kritik bir rol oynar.

yok

Author: Murat Arslan